3 Aralık 2012 Pazartesi

Zeki Kayahan Coşkun - KISA KISA


Tarih 2003 yazı olmalı... Bayılırdım gece radyo dinlemeye... Ama o saatlerde bilirsiniz radyolarda mayışık sesli adamlar: "Sesimiz bu yıldızlı gecede yankılanıp, ulaşırken siz gecenin eşsiz dinleyicilerine..." falan diye bol tasvirli şiirsel sandıkları bir şeyler saçmalarlar... 

İşte öyle yıldızlı ve şiirsel saçmalıklarla dolu bir gece içim daralmış, kanalları zaplarken uyudum uyuyacağım, bir haykırışla kendime geldim: 
"Abi, abi yapma düşcez, abi.." Arka planda çın çın öten bir şeyler... 
Çılgın bir radyocu 2 tane genci pencere önündeki yemek masasına çıkartmış, ellerinde tencere kapakları bir yandan onları birbirine vurdurtup, diğer yandan bir şeyler bağırttırıyor. (Yanlış hatırlamıyorsam böyle bir sahneydi.)

Şaşkınlıkla karışık bir şekilde ayılıverdim, başladım dinlemeye. Ama ne dinleme... Gecenin bir vakti kahkahalarımı saklamak için elimi ağzıma kapatırdım. Ve sen ne kadar beddua etsen de Zekicim, ben uzun zaman yorganın altında dinlemek zorunda kaldım seni... 

Evet efendim, bu hikayecikten sonra o harika insan Zeki'nin bendeki kitaplarından KISA KISA bahsedeyim... 
Zekinin kitapları Türk insanını anlatır... Mizahi tarzda... 
Türkleri Anlama Kılavuzu 1 ve 2 de maddeler halinde Türk insanının alışkanlıkları anlatılır ve siz okurken "Hakkaten he!" dersiniz. Ben kitap boyunca demiştim bu lafı :) Zaten kitap kapakları da böyle dantelli, kapanmış fala yüzük konmalı falan bizdendir yani... "Yuh bu da mı var? Bunu bile düşünmüş, yazmış adam kitaba" dersiniz bir de... 


Arka kapağında bu maddelerden örneklere de yer verilir. Fikir olsun diye alıntı yapalım: 
Madde 60- Düğün salonunda halay ekibi, önce pistte çember oluşturarak coşar. Ardından masaların arasından geçerken halaya yeni kişiler alınır. En sonunda düğün salonunun duvarları boyunca halay çekilir. Ve nihayet halaydan kopmalar başlar... Halay ekibi dağılsa da, 2-3 kişi şuurunu kaybetmiş şekilde halay çekmeye devam eder... Çok sonra anlaşılır ekibin dağıldığı...

Madde 75- Sokak ortasında aşka gelip sevişen, kedi, köpek, at gibi hayvanlar öncelikle "hoşt, kışt, pişt, aloooo" denilerek uyarılır... Sevişme halinin devam etmesi durumunda hayvanlar sopa ve benzeri bir cisim kullanılarak ayırılır...

Madde 39- "Misafirlere hoş geldin dedin mi?.." çocuğa yaşatılacak en büyük kabuslardan biridir... Gelen misafire, ebeveyne göstere göstere "hoş geldin" deyip, kabustan kurtulmak gerekir...

Madde 8- Pazartesi sabahı ve cuma okul çıkışı, bayrak töreni öncesinde, okul müdürü "evladım konuşmayı kes, arkadaki oğlum önüne dön, öndeki arkana dön, sırayı bozma, bak hala konuşuyor, kime diyorum vs..." bağrışlarıyla müdür olduğunu hisseder, hissettirir...

Madde 72- Belediyenin yaptığı kazı çalışmalarında kullanılan iş makineleri, etrafında kalabalığın toplanmasını sağlar... İş makinelerinin temposuna hayran olan fertler, saatlerce kazı çalışmalarını seyredebilirler... Bazılarının çalışmaya katılıp "topla gel, indir, kaldır, hopppp dur..." demesine az kalmıştır... "

Bu kısım da ikinci kitaptan: (Resim olarak koyuyorum ilgilenenler üstüne tıklamak suretiyle büyük olarak okuyabilirler... )

                                                 

'Durun Siz Evlenemezsiniz' ise sanki milletin ilişkisinin ortasına lök! diye girmiş de onları izliyormuşuz gibi bir his verir size. Erkek nasıldır, kadın nasıldır, bu ikisi bir araya gelince ne olur ? Ama öyle yok 'Erkekler Marstan Kadınlar Venüsten' tarzında değildir, gayet bizden diyaloglardır! Yine mizahi bir dille, hoş bir anlatımla, severek okuduklarımdan...

Ve Uyku Kaçıran Masallar serisinin ilk kitabı Fareli Köyün Kavalcısı ve Saz Arkadaşları... Benim hiç kalkmadan kısacık sürede bitirdiğim, okurken kahkahalar attığım, abartmıyorum gözümden yaş gelen kitap. Bildiğimiz bol prensli, bol prensesli masallar biraz Türk çeşnisiyle karıştırılıp, az da absürdleştirilirse ne olur efendim, işte bu kitap olur. Benim favorimdir, dibine kadar güldüğümdür... Arka kapağına bakın, anlayacaksınız:

"
Nankör Gepetto ve Anlaşılamayan Genç Pinokyo; Gepetto kardeşi Tayyar ve kaynı Çetin'den nasıl kazık yedi?


Pinokyo'nun kasıklarını zımparalayarak intihar etmesinin sebebi neydi? Karısı Kiraz'ın Gepetto'ya attığı en büyük kazık neydi?

Bahtsız William Tell ve Hırslı Oğlu Faruk; William Tell'in ailesi, William'ın karısı Saliha'dan boşanmasını neden ısrarla istiyordu? İsviçreli bilim adamlarıyla William Tell'i hangi gizli proje üzerinde çalışıp, sonrasında birbirine düştü? William Tell'in oğlu Faruk, niçin kaçırıldı?

Dudu Yüzlü, Mor Fistanlı, Sırma Saçlı Rapunzel; Neslihan ve Ayvaz çiftinin bebek beklediği dönemde, Neslihan'ın aşermesi sonucunda Rapunzel için kaderin kötü oyunu mu başlıyordu?

Rapunzel'i kapatıldığı kuleden hangi belediye başkanı vinçle kurtardı? Belediye başkanının bağlı olduğu siyasi parti, başkanın Rapunzel ile ilişkisine nasıl tavır aldı?

Ne Oldum Delisi Ali Baba ve Kırk Haramiler; Köylüler neden Ali Babayı hunharca dövdüler? Ali Baba, karısı Işılay ve oğlu Tankut sefil hayattan nasıl kurtuldu? Ali Baba, Kırk Haramilerin ganimetine konunca, elde ettiği sermayeyi borsada hangi kâğıtlara yatırdı? İnterpol'den kaçan Ali Baba hangi ülkeye sığındı?

Hepsi ve daha fazlası, Fareli Köyün Kavalcısı ve Saz Arkadaşları'nda..."

Bu kitabın son sayfasındaydı sanırım, bir de çizim vardır kitapla ilgili fikirlerin, kapakla ilgili fikirlerin karalandığı; kitabı bitirince bir süre de onu incelemiş çözmeye çalışmıştım, çok güzeldi. 

Kısaca Zeki'nin hem radyo programı, hem de kitapları bir başkadır... O bitanedir :)

Puanım: 

Hiç yorum yok: