18 Ekim 2012 Perşembe

Cerrah - Tess Gerritsen (Rizzoli & Isles #1)



Kitabın Adı: Cerrah

Yazar: Tess Gerritsen

Orijinal Adı: The Surgeon

Çeviri: Ali Cevat Akkoyunlu

Yayınevi: Doğan Kitap

Sayfa Sayısı: 276

Yayın Yılı: Kasım 2005
11. Baskı Şubat 2011

Cerrah kitabı bitti... Açıkçası ben kitapla ilgili inanılmaz yorumlar okumuştum. Herkes bayılıyordu. Hatta Tess'in kitaplarının içinde herkes bu kitabı 1 numara kabul ediyordu, çok beğeniyordu... Biraz da merak ediyordum. Özellikle yazarın polisiyeyi bir Dahiliye Doktoru olarak bir doktorun gözünden nasıl işleyeceğini, seri katili nasıl anlatacağını merak ediyordum... Hem de okuduğum olumlu yorumlar nedeniyle birkaç kitabını almıştım. Artık başlamaya karar verdim. Beni inanılmaz hayal kırıklığına uğrattı ( sanırım biraz da beklentim yüksek diye oldu bu.) çünkü kitaptan pek zevk alamadım...

Kitabın konusuyla başlarsak, bir seri katil romanı. Cerrah adını verdikleri seri katil tecavüze uğramış kadınları seçiyor. Onlara önce işkence yapıyor, rahimlerini çıkarıyor ve boğazlarını keserek öldürüyor. Ve daha önce Savanah'da Cerrah'ın saldırısına uğramış Dr. Catherine Cordell onu vurarak öldürmüş, kendine Boston'da yeni bir hayat kurmuştur. Ancak Cerrah'ın cinayetleri kaldığı yerden, bu sefer Boston'dan devam etmektedir. Bu kişi kimdir?

Cerrah bir yandan Catherine'e mesajlar yollayıp, diğer yandan öldürmeye devam ediyordur. Polislerimiz bu kişinin peşine düşer. Bayan polis karakterinin verdiği mesajlar çok hoşuma gitti...  Bazı yerlerde malesef sıkıldım, olaylar inanılmaz düşündürücü gelmedi yani olaylar çözüldüğünde  "Vay be!" demedim! Gerçi katil uşakmış tadındaki polisiyelerden tabi ki daha üst ve değişikti ama çok şaşırıp etkilenmedim. Catherine karakteri beni biraz boğdu sanırım... 

Kitapla ilgili hoşuma giden, severek okuduğum ve yazımını oldukça yaratıcı bulduğum şey ise  katilin de düşüncelerine yer verilmesiydi. Bu kısımları başarılı buldum, gerçekçiydi... Etkilendim... 
Tess'in en güzel kitabı yorumlarından sonra da elimdeki kitaplara tereddütle yaklaşıyorum, en güzeli buysa?? diye... Umarım diğer kitaplar beni şaşırtır. 

PUANIM: 

Alıntı: 

"Kötülük ölmüyor. Asla ölmüyor. Sadece yeni bir yüze, yeni bir kimliğe bürünüyor. Bize sadece 1 kez dokunması, bir daha çarpılmaya karşı bağışık olduğumuz anlamına gelmiyor. Yıldırım da aynı yere 2 kere düşebilir..."

P.S:

Kitabımı okurken kendime bir de Nutella'lı Türk Kahvesi yaptım. Bir yerde okuduğum bu kahveyi  denemeyi çok istiyordum. Tarifi: 1 tatlı kaşığı Türk kahvesi, 1 tatlı kaşığı Nutella, 1 fincan su... 

Ama ona da bayılamadım açıkçası. Ona da puanım 5 üzerinden 3 :) Damla sakızlı Türk kahvesi çok daha güzel... 

Hiç yorum yok: